Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Modern Hastalıklar 2

Nihat Başbuğ
MODERN HASTALIKLAR 2 Günümüzde teknolojinin bize sunduğu nimetleri yerinde ve zamanında kullanmayınca, ne yazık ki bu aletler bizi kullanmaya ve yönlendirmeye başladı…Yerinde, zamanında ve dozunda kullanılmayan g
01.01.1970 / 00:00


 



Günümüzde teknolojinin bize sunduğu nimetleri yerinde ve zamanında kullanmayınca, ne yazık ki bu aletler bizi kullanmaya ve yönlendirmeye başladı…Yerinde, zamanında ve dozunda kullanılmayan günümüz teknolojileri hastalıklarını yaymaya devam ediyorlar…Bu öyle bir virüs ki bizi çökertiyor…Ailemizi, eşimizi, çocuklarımızı çökertiyor…



Modern dünyanın hastalıklarına yakalananların gerçek yaşam dünyasıyla ilgisi tamamen kesiliyor. Aile kavramı önemini yitirmeye başlıyor. Çünkü içinde bulunduğu geçici mutluluk onu eşinden, çocuklarından sevdiklerinden tamamen uzaklaştırmakta…Kadın kocasından, koca hanımından, çocuk anne babadan nefret eder duruma gelmekte… Aile içi şiddet…Evi terk etmeler…Parçalanan aileler…Sokaklara bırakılan çocuklar toplumun sağlığını bozar…



            Peki tüm bunları yaşamamak için kendimizde, ailemizde nasıl bir kurulum oluşturmamız gerekir?



            Öncelikle ruhumuzu bu hastalıklardan temizlememiz gerekiyor. Peki bu nasıl olacak? Kalbimizi dinleyip düşünmeye başlayacağız…Aklımıza ve ruhumuza gerçek gıdayı vereceğiz…Bu gıdayı uzakta aramamıza gerek yok. Çünkü bu gıda hemen kendi içimizde, hemen yanı başımızda, eşimizde, çocuğumuzda, ailemizde…Ailemizin farkına varıp onlara değer vereceğiz…



Eşimiz hayat yolculuğunda yanımızda bize en yakın arkadaşımız…Eşimize değer vereceğiz…Kim bilir belki de akşama kadar beş para etmez insanlara ilgi gösterip nezaket  adına onlara türlü türlü süslü sözler söylüyoruz. Bu sözleri kendi eşimize söyleyeceğiz…Bu ilgiyi kendi eşimize göstereceğiz…Eşimize kendimiz ve ailemiz için çok önemli, çok özel olduğu hissini vereceğiz… Oturup onunla sohbet edeceğiz…Ailemizle, çocuklarımızla ilgili kararlarda birlikte düşüneceğiz…Güleceksek de birlikte güleceğiz, ağlayacaksak da birlikte ağlayacağız…Eşimize zaman ayıracağız…Onun için anlamlı günlerde küçük de olsa bir hediye verip onu şaşırtacağız…



            Çocuklarımıza bizim ve ailemiz için önemli bir birey oldukları hissini vereceğiz…Çocuğumuz okuldan eve geldiğinde gününün nasıl geçtiğini, herhangi bir sıkıntısının olup olmadığını soralım…Belli aralıklarla okuluna gidip öğretmenleriyle görüşelim…Onlarla nitelikli zaman geçirelim…Akşam ailemizle oturup sohbet ederek de nitelikli zaman geçirmiş oluruz…Çocuklar gelişim düzeylerine göre farklı özellikler gösterir. Hangi dönemlerde nasıl davranılmasıyla ilgili bilgi sahibi olalım…İlişkilerimizi sağlıklı hale getirelim…Sevgimizde cimri olmayalım…Sevgimizi ona hissettirelim…Ona güvendiğimizi, ne olursa olsun her durumda görüşmek için ona fırsat verelim…Onu dinleyip onu anlamaya çalışalım…



            Aslında hepimizin içinde baraj dolusu sevgi var. Fakat bizler bu barajın kapaklarını kapalı tutarak en yakınımızda bulunanlardan sevgimizi esirgiyoruz…Artık bu barajın kapaklarını açma zamanı…Açalım bu kapakları…Sevgimizi eşimize, çocuklarımıza öyle akıtalım ki, onlara bu sevgiyi kana kana içirelim…Bu sevgiyi öyle aktaralım ki; eşimiz, çocuklarımız başka hiç kimsenin sevgisine gerek duymasın…



            Hayatta hepimiz hata yapabiliriz, bu hataları telafi edebiliriz. Fakat hayatla, insanla hata olmuyor…Bir insanın yaşamıyla ilgili hata kabul edilmiyor…Bazen pişmanlıklar fayda vermiyor…Bazen söylenilen sözler, yapılan davranışlar insanın canını yakıyor, kalbini acıtıyor. Söz ağızdan çıkarsa bir kulaktan girip öbür kulaktan çıkıyor. Fakat söz kalpten çıkarsa kalbe kadar gider…İşte bunun geri dönüşü yoktur…



Unutmayalım, HAYATIN SİLGİSİ YOKTUR…



           



 

Etiketler:
Bu yazi toplam 1038 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR