Eğitimci Nihat öğretmenden yeni kitap
Eğitimci Nihat öğretmenden yeni kitap
Karapınarda Uzun süre başarılı şekilde öğretmenlik yapan Nihat Başbuğu yeni kitabını öğrencileri ile birlikte çıkardı. “Anne Babalar! Hayat Tek Gösterimlik Bir Oyundur” ve “Başarı için Vitaminler” adlı kitabı bulunan, Karapınar İlçemizde uzun yıllar görev yapan ve halen gazetemizin köşe yazarlığına devam eden Nihat Başbuğu yeni kitabını öğrencileriyle birlikte yazdı. Çankırı’da görev yapan Nihat Başbuğu. geçtiğimiz yıl Çankırı İl Milli Eğitim Müdürlüğü taraafından, çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle evde eğitim hizmeti alan öğrencilerin sosyalleşmelerine katkı sağlamak amacıyla başlattığı “Engelleri Aştık Evi Sınıf Yaptık” projesi sonunda görev yaptığı Güneş İlkokulundaki Öğrencileriyle birlikte arkadaşları Ali Ege DENİZ için evde eğitim süresince yaşadıklarıyla ilgili izlenimlerini bir kitapta topladılar. Güneş İlkokulu 4/C Sınıfı Öğretmeni Nihat BAŞBUĞU; Ali Ege evde eğitim hizmeti alan binlerce öğrenciden biri olduğunu, evdeki eğitim sırasında yanında arkadaşı olmadığı için sosyalleşmesine katkı sağlamak amacıyla kendi sınıf öğrencilerini her hafta onun evine götürüp birlikte ders yaptıklarını, oyunlar oynayıp çeşitli etkinliklerde bulunduklarını, yapılan etkinliklerin Ali Ege’nin öğrenme hızını arttırdığını, öğrencilerin evde eğitim sırasında Ali Ege’yle yaşadıklarını dile getiren yazıları da kitap haline getirdiklerini söyledi. Güneş İlkokulu 4/C Sınıfı öğrencileri; Bu projenin içinde bulunmakla özel çocukların yaşantılarını yakından tanıma fırsatı buldukları için kendilerini çok şanslı hissettiklerini, eğitim sırasında yanında oldukları Ali Ege’yle çok güzel vakit geçirdiklerini, yaşadıklarıyla ilgili duygularına getiren yazılarını da kitap haline getirdikleri için çok mutlu olduklarını dile getirdiler. Güneş İlkokulu Müdürü Muzaffer DERELLİ, projenin iki açıdan çok önem arz ettiğini, evde eğitim gören çocuklarla ilgili kendi öğrencilerinde farkındalık oluştuğunu, arkadaşlarıyla yaptığı etkinliklerle evde eğitim gören Ali Ege’nin sosyalleşmesine büyük katkı sağladığını söyledi. Ali Ege’nin anne babası Necati DENİZ ve Melek DENİZ, evde eğitimden çok memnun olduklarını, Güneş İlkokulu 4/C Sınıfı Öğrencilerinin çocukları için yazdıkları kitap için de çok duygulandıklarını belirterek, emeği geçenlere teşekkür ettiklerini söylediler. Çankırı İl Milli Eğitim Müdürü Muammer ÖZTÜRK de konuşmasında “Engelleri aştık Evi Sınıf Yaptık” projesiyle evde eğitim hizmeti alan birçok öğrencinin öğrenimine ve sosyalleşmelerine katkı sağladıklarını söyledi. Muammer ÖZTÜRK, yapılan çalışmaların bir kitapta toplanmasının da ayrı bir anlam ifade etiğini, bu nedenle Güneş İlkokulu Sınıf Öğretmeni Nihat BAŞBUĞU’ya ve 4/C Sınıfı Öğrencilerine çok teşekkür etiğini söyledi.
Kiraz ablanın etli ekmeği bir başka güzel
Kiraz ablanın etli ekmeği bir başka güzel
Karapınar ilçesinde yaşayan Kiraz Çilli(39) eşi ile birlikte çalıştıkları lokantalarında sürekli işçi sıkıntı yaşamalarından dolayı kısa sürede etli ekmek ustası oldu Eşiyle birlikte BP de bulunan lokantalarında çalışan Kiraz Çilli sabah erkenden iş yerine gelerek önce hamur hazırlıyor, daha sonra etli ekmekleri pişirerek müşterilerine servis ediyor. İş yerlerinde çalışan etli ekmek ustasının bir gün işe gelmemesi ile eşi Osman Çilli ile konuşarak etli ekmek ustası olan ve 1 yıldır bu işi yapan Kiraz Çilli azmiyle herkese örnek oluyor. Bir Petrol istasyonundaki lokantada fetli ekmek ustası olan Çilli , unun teknede hamur haline getirilmesinden ocakta Etli ekmek,Mevlana,Bıçak arası ve Lahmacun yaparak tüm aşamaları büyük bir ustalıkla yerine getiriyor Kısa sürede etli ekmek ustası olmayı öğrendiğini ve mutlu olduğunu belirten Kiraz Çilli , Elinin hamuruyla erkek işi mi yapacaksın, bu iş bir kadına göre değil" sözüne katılmıyorum diyen Çilli ,Ustalığım ile de iddialıyım dedi. Bu şekilde aile bütçesinde katkı yaptığını söyleyen Etli ekmek ustası Kiraz Çilli Şunları ifade etti: “ İş yerinde işçi çalıştırmak zor .Bir gün gelmediği zaman planlar bozuluyor.Bu yüzden eşimle kendi işimizi kendimiz yapmaya karar verdik. Eşimin sayesinde ve desteği ile fırın ustası oldum.Lokantamsıda ailecek çalışıyoruz.İşimi severek yapıyorum.Kendimle de gurur duyuyorum.Çünkü genelde bu işleri erkekler yapıyor.Ama ben kadınlarından her işi yapabileceklerimi gösterdim.Eşim “ Sen bu işi yaparsın” demesi en büyük kozum oldu.. İlk olarak hamur yoğurmayı ve kesmesini öğrendim. Kadınların elinin değdiği her yer daha da güzelleşiyor, Ocağın başına geçip, kürek sallamak çok güzel. Fırında yaptığım her şeyi güzel şekilde pişirdim. Müşterilere en iyi şekilde hizmet için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım.Çok da lezzetli bulduklarını söylediler. İşimi severek yapıyorum. Yoğun emek ve beceri isteyen fırıncılık mesleğini Türkiye'de daha çok erkekler yapıyor. Ama kadınlarında bu işi başarabileceğini gösterdim. Kadınlar evde zaten hamur işi yapıyor, yabancı değiliz hamur işine. Neden fırıncılık yapmasın ki kadınlar, kadınlar istedikten sonra her işi başarabilirler. İyi ki diyorum işçi işe gelmemişte bu işi öğrenmişim. Kadınlarda istediklerinde her işi yapabilirler. Onlar cesaretli olsunlar yeter.” Lokanta sahibi Osman Çilli de Meslek gereği zor bir sanatımız olduğu için usta bulmakta zorlanıyoruz..Bir gün ustamız işe gelmedi.O zaman karar verdik.Eşimde işini sevince kısa sürede öğrendi.Şimdi işçi sıkıntımız yok. Çevremizden de çok olumlu tepkiler aldık “dedi.
Mehmet Tartan Başkandan açıklama
Mehmet Tartan Başkandan açıklama
DEĞERLİ ÜRETİCİLERİMİZ; Sağlıklı bir yaşamın önemli ögelerinden biri de hayvansal protein tüketimidir. Covid-19 salgını ile mücadelede alınan hijyen tedbirlerinin yanı sıra bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi de önemlidir. İçinde bulunduğumuz koşullarda süt ürünü üretimi gerilememektedir. Tüketicimizin sütsüz, yoğurtsuz, peynirsiz kalması söz konusu değildir. Tarım ve Orman Bakanımız, Sivil Toplum Kuruluşları ile sektör sorunlarının çözümü ile ilgili yapılan tele konferans görüşmesinde üreticilerimizin bu süreci en az mağduriyetle atlatmaları adına istişarelerde bulunulmuştur. Sürdürülebilir bir üretim için üreticinin menfaatinin daha çok korunması gerekmektedir. Üreticimiz her geçen gün artan maliyetleri kendi sermayesinde karşılamakta veya kredi çekmek suretiyle ayakta kalmaya çalışmaktadır. Ülkemizde hayvancılık sancılı, uzun soluklu politikaların üretilmesi ve uygulanması gereken, stratejik bir sektördür. Üretici-tüketici-sanayici arasında dengelerin çok iyi korunması gerekmektedir. Hayvancılıkta en önemli girdi maliyetimizi oluşturan yem fiyatlarındaki ve diğer maliyetlerdeki artışa rağmen süt fiyatında bir artış olmadı. Dolayısıyla süt üreticisi zor durumdadır. Artan maliyetlerin çiğ süt satış fiyatına yansıması ve yem fiyatlarının da normalleşene kadar gerekli sübvansiyonların uygulanması gerekmektedir. Çünkü sektördeki olumlu veya olumsuz her gelişme üreticilerimizi etkilemektedir. Üreticilerimiz hayvancılık desteklerinden ziyade, artan maliyetler karşısında üretmiş olduğu ürünün değer bulmasını, arzu etmektedir. Hayvansal üretimin en önemli girdilerinden biri olan yem ve sütün yıllık pariteleri aşağıdaki gibidir: YILLIK ORTALAMA ÇİĞ SÜT REFERANS FİYATLARI VE KURU MADDE YEM MALİYETLERİ 2017 ÇİĞ SÜT REFERANS FİYATI (TL/lt) 1,27 2017 1 KG KURU MADDE YEM MALİYETİ (TL) 1,17 2018 ÇİĞ SÜT REFERANS FİYATI(TL/lt) 1,53 2018 1 KG KURU MADDE YEM MALİYETİ(TL) 1,53 2019 ÇİĞ SÜT REFERANS FİYATI(TL/lt) 1,93 2019 1 KG KURU MADDE YEM MALİYETİ(TL) 1,61 2020 ÇİĞ SÜT REFERANS FİYATI(TL/lt) 2,30 2020 1 KG KURU MADDE YEM MALİYETİ(TL) 1,65 YILLIK ORTALAMA SÜT/YEM PARİTELERİ 2017 YILI ORTALAMA SÜT/YEM PARİTESİ 1,09 2018 YILI ORTALAMA SÜT/YEM PARİTESİ 1,00 2019 YILI ORTALAMA SÜT/YEM PARİTESİ 1,20 2020 YILI ORTALAMA SÜT/YEM PARİTESİ 1,39 • Çiğ süt fiyatı, Ulusal Süt Konseyi tarafından yayınlanan çiğ süt referans fiyatıdır. • Süt yemi fiyatları ise Türkiye Yem Sanayicilerinden alınmış fiyatıdır. Süt/Yem Paritesi 2017,2018 yıllarında düşük seviyelerde yer alırken 2019 yılında ve 2020 yılının ilk çeyreğinde gözle görülür bir düzeyde çiğ süt fiyatlarında artış saptanmıştır. 1 kg kuru madde yem maliyetinde ise Şubat ayından itibaren %15-%18 zam meydana gelmiştir. Arz-talep kaymalarının en büyük etkeni mevsimsel nedenlerdir. Bunun telafisi için bir müdahale sistemi kurulmalıdır. Hem süt fiyatı hem de et fiyatı ile hayvan besleme maliyeti arasında karşılıklı bir parite belirlenmeli ve yıl boyunca bu paritedeki sapmaları telafi edecek bir çiğ süt destekleme ve kırmızı et piyasa düzenleme sistemi oluşturulmalıdır. Üretici, tüketici ve sanayiciyi bir bütün olarak değerlendirerek, sektörümüzün bu üç ana unsur arasında dengesi gözetilmelidir. İç piyasanın düzenlenebilmesi ve sürdürülebilir bir büyüme için en önemli araç ihracattır. Bu hem milli ekonominin ihtiyacı olan döviz girdisini sağlayacak hem de sektörün tüm paydaşlarının yeni yatırım hevesini teşvik edecektir. Dolayısıyla sektörün vizyonun da ihracatın önemli bir yer tutması gerekirken, uluslararası rekabeti göz önüne aldığımızda ihracatta desteklemelere ihtiyaç vardır. Tarımsal üretimin ve hayvancılığın en önemli girdi kalemlerinden biri olan enerji maliyetleri çiftçinin belini bükmektedir. Hayvancılıkta girdi maliyetlerinde ilk sırada yem, ikinci sırada enerji yer almaktadır. Özelikle Konya Ovası'nda kuyulardan çekilen suyla yapılan tarımsal sulama da enerji maliyeti, elektrik zamları ile altından kalkılamaz boyuta ulaşmıştır. Üreticiler üründen elde ettikleri paranın büyük bölümü ile elektrik faturalarını ödediklerini bu şekilde üretimin devam edemeyeceğini dile getirmektedirler. Maliyetleri düşürücü önlemler alınması gerekmektedir. Bu yıl elektrik zamları nedeniyle enerji maliyeti en üst seviyeye çıkmıştır. Özellikle yağışın az olduğu bölgelerde kuru tarımla çiftçinin yaşamını sürdürmesi mümkün değildir. Bu nedenle üretici sulu tarım yapmak zorunda kalmaktadır. Sulu tarımda ise en önemli maliyet elektrik enerjidir. Türkiye için tarımsal üretim yapan üreticilere diğer bazı sektörlerde uygulandığı gibi mutlaka özel tarife uygulanmalıdır. Üreticiye elektrik daha uygun fiyattan verilmelidir. Üreticilerimizin temel ihtiyacı olan elektrikteki yüksek KDV oranları; zaten yüksek olan, zam üstüne zam gelen fatura tutarlarını büyük oranda artırıyor. Ekonomik gücü düşük olan üreticilerimiz bu durumdan çok olumsuz etkileniyor. Üretimin devam edebilmesi için tarımda kullanılan elektrik desteğinin arttırılması ve KDV’nin de %18'den daha aşağı seviyelere düşürülmesi gerekmektedir. Bu şekilde bir özel tarife, elektrik desteğinin artırılması ve KDV’nin daha aşağı seviyelere düşürülmesi üreticiyi rahatlatacaktır. Kurumsal olarak geçirdiğimiz bu zor süreçte Üreticilerimizin yanında olduğumuzu ve Üreticilerimizin mağdur olmamaları için elimizden geleni yapacağımızın bilinmesini isteriz. DEĞERLİ ÜRETİCİLERİMİZ; Sağlıklı bir yaşamın önemli ögelerinden biri de hayvansal protein tüketimidir. Covid-19 salgını ile mücadelede alınan hijyen tedbirlerinin yanı sıra bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi de önemlidir. İçinde bulunduğumuz koşullarda süt ürünü üretimi gerilememektedir. Tüketicimizin sütsüz, yoğurtsuz, peynirsiz kalması söz konusu değildir. Tarım ve Orman Bakanımız, Sivil Toplum Kuruluşları ile sektör sorunlarının çözümü ile ilgili yapılan tele konferans görüşmesinde üreticilerimizin bu süreci en az mağduriyetle atlatmaları adına istişarelerde bulunulmuştur. Sürdürülebilir bir üretim için üreticinin menfaatinin daha çok korunması gerekmektedir. Üreticimiz her geçen gün artan maliyetleri kendi sermayesinde karşılamakta veya kredi çekmek suretiyle ayakta kalmaya çalışmaktadır. Ülkemizde hayvancılık sancılı, uzun soluklu politikaların üretilmesi ve uygulanması gereken, stratejik bir sektördür. Üretici-tüketici-sanayici arasında dengelerin çok iyi korunması gerekmektedir. Hayvancılıkta en önemli girdi maliyetimizi oluşturan yem fiyatlarındaki ve diğer maliyetlerdeki artışa rağmen süt fiyatında bir artış olmadı. Dolayısıyla süt üreticisi zor durumdadır. Artan maliyetlerin çiğ süt satış fiyatına yansıması ve yem fiyatlarının da normalleşene kadar gerekli sübvansiyonların uygulanması gerekmektedir. Çünkü sektördeki olumlu veya olumsuz her gelişme üreticilerimizi etkilemektedir. Üreticilerimiz hayvancılık desteklerinden ziyade, artan maliyetler karşısında üretmiş olduğu ürünün değer bulmasını, arzu etmektedir. Hayvansal üretimin en önemli girdilerinden biri olan yem ve sütün yıllık pariteleri aşağıdaki gibidir: YILLIK ORTALAMA ÇİĞ SÜT REFERANS FİYATLARI VE KURU MADDE YEM MALİYETLERİ 2017 ÇİĞ SÜT REFERANS FİYATI (TL/lt) 1,27 2017 1 KG KURU MADDE YEM MALİYETİ (TL) 1,17 2018 ÇİĞ SÜT REFERANS FİYATI(TL/lt) 1,53 2018 1 KG KURU MADDE YEM MALİYETİ(TL) 1,53 2019 ÇİĞ SÜT REFERANS FİYATI(TL/lt) 1,93 2019 1 KG KURU MADDE YEM MALİYETİ(TL) 1,61 2020 ÇİĞ SÜT REFERANS FİYATI(TL/lt) 2,30 2020 1 KG KURU MADDE YEM MALİYETİ(TL) 1,65 YILLIK ORTALAMA SÜT/YEM PARİTELERİ 2017 YILI ORTALAMA SÜT/YEM PARİTESİ 1,09 2018 YILI ORTALAMA SÜT/YEM PARİTESİ 1,00 2019 YILI ORTALAMA SÜT/YEM PARİTESİ 1,20 2020 YILI ORTALAMA SÜT/YEM PARİTESİ 1,39 • Çiğ süt fiyatı, Ulusal Süt Konseyi tarafından yayınlanan çiğ süt referans fiyatıdır. • Süt yemi fiyatları ise Türkiye Yem Sanayicilerinden alınmış fiyatıdır. Süt/Yem Paritesi 2017,2018 yıllarında düşük seviyelerde yer alırken 2019 yılında ve 2020 yılının ilk çeyreğinde gözle görülür bir düzeyde çiğ süt fiyatlarında artış saptanmıştır. 1 kg kuru madde yem maliyetinde ise Şubat ayından itibaren %15-%18 zam meydana gelmiştir. Arz-talep kaymalarının en büyük etkeni mevsimsel nedenlerdir. Bunun telafisi için bir müdahale sistemi kurulmalıdır. Hem süt fiyatı hem de et fiyatı ile hayvan besleme maliyeti arasında karşılıklı bir parite belirlenmeli ve yıl boyunca bu paritedeki sapmaları telafi edecek bir çiğ süt destekleme ve kırmızı et piyasa düzenleme sistemi oluşturulmalıdır. Üretici, tüketici ve sanayiciyi bir bütün olarak değerlendirerek, sektörümüzün bu üç ana unsur arasında dengesi gözetilmelidir. İç piyasanın düzenlenebilmesi ve sürdürülebilir bir büyüme için en önemli araç ihracattır. Bu hem milli ekonominin ihtiyacı olan döviz girdisini sağlayacak hem de sektörün tüm paydaşlarının yeni yatırım hevesini teşvik edecektir. Dolayısıyla sektörün vizyonun da ihracatın önemli bir yer tutması gerekirken, uluslararası rekabeti göz önüne aldığımızda ihracatta desteklemelere ihtiyaç vardır. Tarımsal üretimin ve hayvancılığın en önemli girdi kalemlerinden biri olan enerji maliyetleri çiftçinin belini bükmektedir. Hayvancılıkta girdi maliyetlerinde ilk sırada yem, ikinci sırada enerji yer almaktadır. Özelikle Konya Ovası'nda kuyulardan çekilen suyla yapılan tarımsal sulama da enerji maliyeti, elektrik zamları ile altından kalkılamaz boyuta ulaşmıştır. Üreticiler üründen elde ettikleri paranın büyük bölümü ile elektrik faturalarını ödediklerini bu şekilde üretimin devam edemeyeceğini dile getirmektedirler. Maliyetleri düşürücü önlemler alınması gerekmektedir. Bu yıl elektrik zamları nedeniyle enerji maliyeti en üst seviyeye çıkmıştır. Özellikle yağışın az olduğu bölgelerde kuru tarımla çiftçinin yaşamını sürdürmesi mümkün değildir. Bu nedenle üretici sulu tarım yapmak zorunda kalmaktadır. Sulu tarımda ise en önemli maliyet elektrik enerjidir. Türkiye için tarımsal üretim yapan üreticilere diğer bazı sektörlerde uygulandığı gibi mutlaka özel tarife uygulanmalıdır. Üreticiye elektrik daha uygun fiyattan verilmelidir. Üreticilerimizin temel ihtiyacı olan elektrikteki yüksek KDV oranları; zaten yüksek olan, zam üstüne zam gelen fatura tutarlarını büyük oranda artırıyor. Ekonomik gücü düşük olan üreticilerimiz bu durumdan çok olumsuz etkileniyor. Üretimin devam edebilmesi için tarımda kullanılan elektrik desteğinin arttırılması ve KDV’nin de %18'den daha aşağı seviyelere düşürülmesi gerekmektedir. Bu şekilde bir özel tarife, elektrik desteğinin artırılması ve KDV’nin daha aşağı seviyelere düşürülmesi üreticiyi rahatlatacaktır. Kurumsal olarak geçirdiğimiz bu zor süreçte Üreticilerimizin yanında olduğumuzu ve Üreticilerimizin mağdur olmamaları için elimizden geleni yapacağımızın bilinmesini isteriz.
Bu Kategorinin Diğer Haberleri
YAZARLAR