Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Şehitler Yüreklerimizi Yaktı

Şehit; nefsini Allah’a satıp, Allah (cc) yolunda savaşandır! “Allah (cc) yolunda öldürülen şehittir. Allah (cc) yolunda ölen şehittir.” (Müslim)
01.01.1970 / 02:00


Şehitler Yüreklerimizi Yaktı



Şehit; nefsini Allah’a satıp, Allah (cc) yolunda savaşandır!



“Allah (cc) yolunda öldürülen şehittir. Allah (cc) yolunda ölen şehittir.”



(Müslim)

Allah (cc) yolunda hayatını feda eden kimseye şehit denir. Bu kimselere şehit denmesi ya cennete gideceklerine şehadet edildiği, yahut vefat anında bir kısım rahmet meleklerinin hazır bulunup şehadet ettiği, yahut da o kişi kendisi Cenab-ı Hakk’ın huzurunda olduğu halde rızıklandırılacağı içindir. Lûgat manası ile de şehit; “şahid (hazır bulunan)” demektir. Şehadet; dinimizde fevkalade yüce bir mertebedir.



Şehit; nefsini Allah’a satıp, Allah (cc) yolunda savaşandır



“Öyle ise, dünya hayâtını âhiret karşılığında satan (o bahtiyar)lar Allah yolunda savaşsınlar! Artık kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galib gelirse, bunun üzerine ileride ona (pek) büyük bir mükâfât vereceğiz.” (Nisâ, 74)



 



Yılladır ülkemizde kan götüren Pkk terörü kundaktaki çocukları öldürmekte, genci yaşlısı demende katliam yapmakta. Ülkemizin hangi köşesinde olursa olsun bileri derinde üzen bu olaylara son dönemde ilçemizde bizlerde şahit olduk.



Son 1 hafta içerisinde iki evladımızı toprak uğruna, ezan uğruna bayrak uğruna şehit verdik.



Yüreklerimiz yandı, üzüntüden kahrolduk, beddua ettik. Düşünün,



Bin bir güçlükle büyüttüğünüz çocuklarınız kalleşçe kendilerinden kopartılıyor.



Önce Ramazan Emre Ala, sonra Uzman Çvş İlhan Akkoç  Beytüşşebap’da şehitlik mertebesine ulaştılar.



Binlerce insan cenaze töreninde eli kanlı alçakları lanetlediler. Meclisteki Pkk’lıra tepki gösterdiler.



Olan gencecik çocuklarımıza oldu. Aldığımız her şehit haberi ile yıkıldık.



Uzman Çvş İlhan Akkoç’un şehit haberini aldığımda beynimden vurulmuşa döndüm. Uzun süre kendime gelemedim.



 Şehit İlhan ile en son görüştüğümde “ Mithat abi, çok zor şartlara görev yapıyorum. Ama zamanım dolunca bırakacağım” demişti, dediği olmadı, ama o çok yüce bir mertebeye ulaştı.



Ailelerinin acıları dayanılmaz. Bunu çok iyi biliyorum. Ama bizim Mehmetçiklerimiz şehit olup bayrağa sarılı bir şekilde toprağa verilerken, dağda geberen çakalların leşleri kurtlara kuşlara yem oluyorlar.



Acılı ve üzüntülü ailelerine acılarını yürekten paylaşıyor, bu kanlı saldırıların bir an evvel sona erdirilmesini temenni ediyorum.



Yaşanmış “şehitlik” hikayesi



"Olay 1974 yılında yapılan Kıbrıs Harekâtı’nda yaşanmış. Savaş sırasında bir gün, bizim askerlerden birinin yanına bir başka Mehmetçik gelmiş. Biraz hoşbeşten sonra, ailesine ulaştırması için ona bir mektup vermiş. Bizimki, "Kardeşim savaştayız. Kimin ne olacağı belli değil ki.



Belki sen gidersin de, ben kalırım" dese de diğer asker, sürekli, "Hayır sen gideceksin, ben kalacağım," diyormuş. Sonunda başa çıkamayınca razı olmuş. Mektubu götüreceğine söz vermiş. Bir daha o askeri görmemiş. Bi süre sonra da olayı unutmuş.



Savaştan yıllar sonra, askerlikle ilgili eşyalarını karıştırırken bir anda eline o mektup geçmiş. Verdiği sözü tutmamış olmanın rahatsızlığıyla hemen mektubun üzerindeki adrese doğru yola çıkmış. Giderken de, "Döndüyse kendisini görürüm, şehit olduysa ailesine başsağlığı dileyip mektubu veririm" diye aklından geçiriyormuş.



Sonunda evi bulup kapıyı çalmış. Kapıyı açan yaşlı teyzeye, Kıbrıs'ta birlikte savaştıkları oğullarından bir mektup getirdiğini, kendisiyle görüşmek istediğini söylemiş. Kadın şaşkınlık içinde adamı içeri buyur edip kocasının yanına götürmüş. Yaşlı adam olayı dinledikten sonra, "İyi de evladım, bizim Kıbrıs'ta savaşan bir oğlumuz yok ki" demiş. Ardından da diğer odaya gitmiş ve elinde bi fotoğrafla geri dönmüş. Resmi bizimkine göstererek, "Sana mektubu veren bu muydu?" diye sormuş. Bizim Kıbrıs gazisinin gözleri parlamış: "Evet, işte bu askerdi. Ama Kıbrıs'ta savaşan oğlunuz yok demiştiniz." Anne çoktan gözyaşlarına boğulmuşmuş bile. Baba ise başını sallayıp üzüntülü bi sesle, "Evet bu bizim oğlumuz. Ancak Kıbrıs'ta değil, yıllar önce Kore'de şehit oldu" demiş.

Etiketler:
Bu yazi toplam 1692 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR