- Adam Olabilmek

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Adam Olabilmek

Mithat Korkusuz
Çok garip bir dünyada yaşıyoruz. İnsanların “ Dansöz Asena “ olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Dün yaptığını bugün unutup yalvar yakarış ile bir yerlere gelmek sanrım sadece “onurs
01.01.1970 / 00:00


ADAM OLABİLMEK



Çok garip bir dünyada yaşıyoruz. İnsanların “ Dansöz Asena “ olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Dün yaptığını bugün unutup yalvar yakarış ile bir yerlere gelmek sanrım sadece “onursuzların” işidir.



Düşünün siz Üniversite eğitimini tamlayacaksınız ve 10 yıl boyunca tembelliğinizden ve yetersizliğinden  Öğretmen olamayıp fitne ve fesatla iş yapacaksın.



İki camiayı birbirine katıp, insanları oraya gitme diyeceksin, çocukların geleceğine ipotek koyup şimdi onun bunun k…ı yalayıp bir yerlerde bulunacaksın.



Mesele insanlık meselesi. Görünüşte adam olup gerçek yüzünü saklayan bu muhteremin nasıl bir dansöz olduğu şimdilerde daha da ortaya çıkmıştır.



Birkaç ay öncesine kadar  her geleni gidip tebrik etme ve mutluluğunu sosyal paylaşımlarda göstermek zaten onun nasıl bir karaktersiz olduğunu ortaya koyabilmektedir.



Keşke adam olabilme mutluluğunu yaşayabilseydin. Eskiden benim peşimden koşup bol bol ….. İnsan geçmişindeki iyiyi de kötüyü de unutma önemli olan adam kalabilmektir.



BU GENÇLER BİZİM



 



Şehirleşmenin sebep olduğu sorunlar ve maneviyatsızlık sonucunda Gençlerimizin büyük bir boşluk içerisinde kaldıklarına şahit oluyoruz.



Günümüz gençliğinin Esrar, eroin, fuhuş gibi kötü alışkanlıkları birer yaşam biçimi haline dönüştürmeleri son derece düşündürücüdür.



Karapınarda ise Gençlerimizin büyük şehirlerden pek farklı olmadığını düşünüyorum.



Aile eğitiminin iyice verilemediği, manevi değerlerin yüklenmediği gençlerimizin birer kötü alışkanlık abidesi haline geldiğini hepimiz görüyoruz.



Toplumdaki “nemelazımcılığımız” aslında en büyük sorunumuz haline gelmiş.



Eskiden gençleri kötü durumda görüldüğünde büyükleri veya komşuları uyarma hatta dövdüklerini çok iyi biliyoruz. Ancak günümüz de böyle şeyleri yapmak hem cesaret ister hemde yürek ister.



Gençlerimiz kendilerini uyaran büyüklerine “ sana ne, çok mu lazım, sen kendi çocuğuna bak, seni ilgilendirmez” gibi yakışmayacak sözleri kullanabiliyorlar.



Aslında gençlerimizdeki bu çöküntü teknolojinin ilerlemesi ile birlikte kendisini iyice gösterdi.



Özenti ile başlayan bu davranışlar birer alışkanlık haline geldi.



Kötü arkadaş çevresi de eklenince topluma bir mayın yetiştirmiş oldunuz.



Burada iş aileye düşüyor. Ailelere çocuklarına mutlaka dini eğitimlerini iyi vermeli ve yetiştirmelidir. Çocuklarını takip etmeli, arkadaşlarının kimlerden oluştuğunu bilmelidir.



“benim çocuğum kötü bir şey yapmaz” gibi aşırı güven duygusu ile hareket eden ailelerin güvendiği dağlara kar yağabilir.



Gençler sorumlu olmalıdırlar. Zaten sorunlarla birlikte sorumlulukta başlar. Sorumluluklarımızın ne olduğu fikrine varmanın yolu bizim kim olduğumuz sorusunun cevabını bulmaktan geçer. Bu soru yanıtlandıktan sonra sorunların açılıp hacet kapısından içeri gireceğimizden kuşkumuz yok.



Gençlerimiz yarına bakarken tarihimizden, kültürümüzden, dinimizden, dilimizden ilham alabilirse kendilerinin yaşayabileceği şehriler meydana getirebilirler.



 



,Ey genç adam, bu düstur sana emanet olsun: / Ötelerden habersiz nizama lânet olsun!” (Necip Fazıl)mısralarının muhatabı bir gençliktir özlenen



 

Etiketler:
Bu yazi toplam 1584 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR